Bizden Haberler #1


Haber Detayı

Gülistan Aybar, Ekpen Tekstil’e kalite-paket departmanı için başvurduğunda henüz 18 yaşında bile değilmiş.

İşe başlayabilmek için öncelikli olarak 18 yaşını doldurmayı beklemiş. Kendisi Ekpen Tekstil’e ilk başladığı zamanları şu şekilde anlatıyor. “Girdiğimde ne kaliteyi ne de paketi biliyordum. İkinci kalite ürünlerin etiketlerini kestim. Küçük aksesuarları ütüledim. Dikili ürünlerin kartlarını taktım. Yüklemeye hazır ürünleri katlayıp, paketlemelerini yaptım.”

2000 doğumlu Gülistan Aybar, lise öğrenimini tamamlayamamış.

11 sınıfta sanat ve tasarım bölümü okuduğu İMKB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ni bırakmak zorunda kalmış. Eğitimini tamamlayamamanın üzüntüsünü her daim yaşadığını, “belki insan yaşayarak da öğreniyor çoğu şeyi ama okuyarak öğrenmek daha başka” diyerek ifade ediyor. Okulu bıraktıktan sonra uzun bir süre evde vakit geçirmiş. Daha sonra birkaç küçük atölyede makineci olarak çalışmış. Sigortasız çalışmak istemediği için, işinden ayrılmış, fakat çalışma isteğinden asla vazgeçmemiş. Ve Ekpen yolculuğu başlamış.

Şu an hayalinde bile olmayan bir iş yeri ve işte çalışmanın şaşkınlığı içerisinde.

Acaba alanımda ilerleseydim ne olurdum diye de merak ediyor ve ekliyor. “Belki resim konusunda çok iyi değildim ama bölümümde ilerlemek isterdim, severek resim yapıyordum. Resim çizerken, içimdekileri kâğıtlara dökerken, kendimi az da olsa huzurlu hissediyordum. Çoğu arkadaşıma söylediğimde şimdi de yapabilirsin diyor ama bir şeyi bilerek yapmak var, kafana göre karalamak var. Şimdi de çiziyorum ama baktığımda olmadığını görünce yapmak istemiyorum.”

Gülistan Aybar şu anda Ekpen Tekstil’de laborant yardımcısı olarak çalışıyor.

Kalite-paket bölümünde çalışırken keşfedilme hikayesi ise, kendi ifadeleriyle şöyle: “Laboratuvardan sorumlu laborant, bir yardımcıya ihtiyacı olduğunu söyledi. Beni bu pozisyon için uygun gördüklerini söyledi. Çok şaşırdım, yapabileceğim konusunda emin değildim. Bir ay deneme süresi öngördüler. Deneme sürecim bittiğinde ise, kendi içimdeki gücü gördüm. Ve yapabileceğime inandım.” Ekpen Tekstil’in adeta bir okul gibi kendine bu süreçte çok şey kattığını her fırsatta dile getiriyor. Mesleğinde henüz yolunun çok başında, fakat iş arkadaşlarından yardım aldığı ve öğrendiği çok şey var. Bununla da yetinmiyor “işimle ilgili henüz bilgimin olmadığı konularda kendim de araştırıp en doğrusunu yapmak için elimden geleni yapıyorum” diyor.

Yaşam felsefesini “çabalamak, en önemlisi sabırlı olmak” ifade ediyor.

Ama çabuk pes eden biri de değil Gülistan Aybar, bir şeyi yapamadığında arkasını bırakmıyor. Yaşam felsefesini “çabalamak, en önemlisi sabırlı olmak” ifade ediyor. “Sabrımın beni güzel yerlere getireceğine inanıyorum. Belki de benim şuan bu mesleği yapıyor olmam sabırlı olup çabalamam sayesinde” diyor. Kariyerinde ilerlemek istediğini, bir an bile olsa vazgeçmeyi hiç düşünmediği söylüyor. Kariyeri konusundaki azminin ve hırsının sebeplerini şöyle açıklıyor: “Çünkü kadınlar çalışmalı, kendi ayaklarının üzerinde durabilmeli, ayakları üzerinde durabildiğini çevresindekilere hissettirmeli. Her zaman her yerde görüp duyduğumuz gibi, şiddet gören, ekonomik özgürlüğü olmadığı için eşinden ayrılmak isteyip ayrılamayan ablalarımız, annelerimiz çalışıp kendi ayaklarının üzerinde durabilselerdi belki de bunları yaşamak, o insanlara katlanmak zorunda kalmazlardı. Ekpen’de bu konuda çok duyarlı. Kadın çalışanlarına, her koşulda ayaklarının üzerinde durabilmeleri için ayrıca destek oluyor. Bunun için yöneticilerimize minnettarım.”

İş dışındaki zamanlarını ailesiyle birlikte geçirmeyi seviyor, Gülistan Aybar.

Ekpen Tekstil’de de en çok sevdiği şey çalışanların sadece işçi olarak de bir aile bireyi gibi görülmesi. “Bir derdim sıkıntım olursa, her pozisyondaki arkadaşıma anlatabiliyorum ve herkes beni dinliyor” diye ifade ediyor Ekpen’deki aile ortamını.

Haber Ayrıntıları

  • Düzenleyen: Ekpen Tekstil
  • Tarih: 12-02-2019